Oyun
Trend

Hades II İnceleme

Supergiant Games, 2020’de piyasaya sürdüğü Hades ile oyun dünyasında fırtınalar estirmiş, “Yılın Oyunu” ödüllerini toplamıştı. Hikaye anlatımını, hızlı aksiyonu ve tekrar oynanabilirlik unsurunu eşsiz bir şekilde birleştiren bu yapım, roguelike türünü bambaşka bir seviyeye taşımıştı. Şimdi, yaklaşık dört yıllık bir bekleyişin ardından, Hades 2 erken erişimden tam sürüme geçerek karşımıza çıktı. Oyunun erken erişim dönemi Mayıs 2024’te başlamıştı. Bu erken sürüm boyunca gelen güncellemelerle içerikler, hikâye öğeleri, silahlar, tanrılar ve mekanikler sürekli geliştirilerek oyuncu geri bildirimlerine açık hale gelmişti. Peki, bu yeni macera, ilk oyunun gölgesinde mi kalıyor, yoksa kendi efsanesini mi yaratıyor? Bugün Hades II incelemesi ile karşınızdayız.

Hades II İnceleme

Hades 2’nin hikâyesi, ilk oyunun bıraktığı yerden yepyeni bir solukla devam ediyor. Supergiant Games, sadece bir devam oyunu yapmakla kalmamış; ilk oyunun ana karakteri Zagreus‘un hikayesini tamamladıktan sonra, yeni bir kahramanın, Melinoë‘nin hikayesini de bir o kadar derinlikli ve duygusal bir şekilde işlemiş. Bu kez başrolde Zagreus değil, kız kardeşi Melinoë var. Melinoë, Hades’in kızı ve aynı zamanda yeraltı dünyasının gölgeleriyle sıkı bir bağa sahip büyücü bir karakter. Oyunun hikâyesi tamamen onun yolculuğu etrafında şekilleniyor. Bu yolculukta amaç sadece yeraltından kaçmak değil; aynı zamanda Olimpos tanrılarıyla, Titanlarla ve özellikle de zamanın efendisi Chronos’la karşı karşıya gelmek. Böylece Supergiant Games, Yunan mitolojisinin daha az bilinen köşelerine girerek oyuncuya yeni bir mitolojik evren sunuyor.

İlk oyunda Zagreus’un aile bağlarını ve Persephone ile olan ilişkisini keşfetmiştik. Hades 2 ise daha karanlık, daha mistik bir hikâye anlatıyor. Melinoë’nin karakteri, hem intikam dürtüsü hem de kaderini sorgulamasıyla derinlik kazanıyor. Özellikle Melinoë’nin dedesi Chronos’un oyuna dahil edilmesi büyük önem taşıyor çünkü mitolojide Chronos, zamanı temsil eden bir Titan ve tanrılar için bile durdurulamaz bir güç. Bu, oyuna sadece kişisel bir intikam hikâyesi değil, aynı zamanda kader ve zamanla mücadele gibi felsefi bir boyut da katıyor.

Oyunda ilerledikçe Melinoë’nin tanrılarla olan ilişkisini, onların desteğini kazanma sürecini ve aynı zamanda geçmişin sırlarını öğreniyoruz. Supergiant Games yine diyalogları özenle işleyerek oyuncunun mitolojik dünyaya daha fazla bağlanmasını sağlıyor. Karakterlerin replikleri, atmosferi besleyen detaylarla dolu. Bir yandan tanrıların desteğini almak için seçimler yaparken, diğer yandan Melinoë’nin kendi içsel yolculuğuna tanıklık ediyoruz.

Hades 2’nin hikâyesi yalnızca yüzeysel bir mitoloji anlatısı değil; aile bağları, kader, zamanın kaçınılmazlığı ve özgür irade üzerine kurulu. Bu da oyunu sadece aksiyon roguelike deneyiminden çıkarıp, aynı zamanda düşünsel bir yolculuğa dönüştürüyor. Kısacası, Hades 2’nin hikâyesi hem mitoloji meraklılarını hem de derinlikli bir anlatı arayan oyuncuları tatmin edecek şekilde örülmüş durumda.

- hades 2 hikaye

Hades 2’nin oynanışı, serinin hayranlarının aşina olduğu roguelike formülünü koruyor ama üstüne öyle yenilikler ekliyor ki ortaya bambaşka bir deneyim çıkıyor. İlk oyunda Zagreus’un çevikliği ve hızlı refleksleriyle oynuyorduk; bu kez Melinoë’nin büyü odaklı yapısı işin rengini tamamen değiştiriyor. Karakterin büyücü olması, oynanışı daha stratejik ve çeşitlilik açısından daha zengin hale getiriyor. Fiziksel silahlar hâlâ mevcut ama esas gücümüz çeşitli büyüler ve ritüellerden geliyor. Bu, dövüş sistemini daha esnek ve çok katmanlı yapıyor.

Her koşuda farklı tanrıların lütuflarını (boon) seçiyoruz ve bu seçimler Melinoë’nin yeteneklerini büyük ölçüde değiştiriyor. Örneğin Aphrodite’nin büyüleri sayesinde alan kontrolü sağlayabilirken, Hermes’in hız odaklı desteğiyle çok daha çevik bir hale gelebiliyoruz. Bu, oyuncuya inanılmaz bir kombinasyon özgürlüğü veriyor. Hades 2, “her koşu farklı bir oyunmuş gibi” hissettirmeyi yine başarıyor ama bu kez seçeneklerin derinliği çok daha fazla. Özellikle yeni eklenen büyü sistemleri ve “ritüeller” sayesinde sadece saldırı değil, savunma ve alan kontrolü de çok daha önemli bir hale geliyor.

Oyunun arenası da sürekli değişiyor. İlk oyunda olduğu gibi her girişte farklı odalar, düşman kombinasyonları ve boss dövüşleri karşımıza çıkıyor. Ancak Hades 2’de düşman çeşitliliği ciddi şekilde artırılmış. Titanlar, yeni mitolojik yaratıklar ve büyü direnci yüksek düşmanlar oyunu daha zorlayıcı ama aynı zamanda daha keyifli hale getiriyor. Boss savaşları özellikle dikkat çekici: Her birinin kendine has mekanikleri var ve oyuncunun sadece reflekslerini değil, stratejik düşünme becerisini de test ediyor.

- h2gameplay1

Oynanışın bir diğer yeniliği ise Arcana Kartları, kaynak toplama ve crafting sistemi. Artık sadece tanrıların lütuflarına değil, aynı zamanda kendi hazırladığımız iksirler, büyüler ve malzemelere de güveniyoruz. Bu, oyuna “sürekli gelişim” duygusunu katıyor. Her koşudan sonra topladığımız malzemelerle yeni eşyalar yapabiliyor, Melinoë’yi kalıcı olarak güçlendirebiliyoruz. Aynı zamanda kendi oynanış tarzımıza göre arcana kartlarını seçmek, her denemede farklı bir karakter yaratmamızı ve farklı yetenek ağaçları denememizi sağlıyor. Bu sistemler, oyunun tekrar oynanabilirliğini sonsuzluğa taşıyor.Böylece her başarısızlık bile oyuncuya ilerleme hissi veriyor.

Supergiant Games’in en sevilen yanlarından biri, oynanışı sadece mekanik değil, aynı zamanda hikâye ile bütünleşik tasarlaması. Her başarısız koşu yeni diyaloglara, yeni bilgiler edinmeye ve karakter ilişkilerinin gelişmesine yol açıyor. Yani ölmek, sadece oyunun bir parçası değil, aynı zamanda anlatının ilerleyişi için de gerekli bir unsur. Ayrıca Supergiant Games, Hades 2’de oyuncu geri bildirimlerine çok önem vermiş. İlk oyunda eleştirilen bazı noktalar örneğin; tekrar eden odaların bir süre sonra monotonlaşması. Bu kez çok daha iyi dengelenmiş. Çeşitlilik öyle artırılmış ki iki koşu üst üste aynı deneyimi yaşamak neredeyse imkânsız. Ayrıca düşmanların yapay zekâsı geliştirilmiş; artık sadece saldırı desenlerini ezberlemek yetmiyor, anlık refleksler ve doğru büyü kombinasyonlarıyla tepki vermek gerekiyor. Bu da oyunu daha adil, aynı zamanda daha tatmin edici kılıyor.

Sonuç olarak Hades 2’nin oynanışı, ilk oyunun hızını ve akıcılığını korurken çok daha derin, stratejik ve çeşitlilik dolu hale gelmiş. Oyun hem roguelike türüne yeni giren oyunculara, hem de ilk oyunu defalarca bitirmiş tecrübeli oyunculara hitap eden mükemmel bir denge sunuyor.

- h2gameplay2

Hades 2’nin en büyüleyici yanlarından biri kesinlikle görsellik. Supergiant Games, ilk oyunda yakaladığı sanat tasarımı çizgisini korurken, bunu çok daha detaylı ve olgun bir seviyeye taşımış. Yunan mitolojisinin karanlık ve büyülü atmosferi bu kez daha mistik, daha yoğun bir şekilde işlenmiş. Melinoë’nin büyücü kimliğiyle uyumlu olarak oyunun renk paleti daha soğuk ve karanlık tonlara kayıyor. Mavi, mor ve yeşil ağırlıklı görseller, karakterin ruh halini ve yolculuğunun gizemini çok iyi yansıtıyor. Özellikle büyü efektleri oldukça iyi görünüyor; her saldırı, her ritüel adeta bir görsel şölen gibi işlenmiş.

Karakter tasarımları yine Supergiant ekibinin imzasını taşıyor. Hem tanıdık yüzler hem de yeni eklenen karakterler eşsiz bir tarzla resmedilmiş. Sanat ekibi, her tanrıya özgün bir aura ve görsel imza kazandırmayı başarmış. Bu tasarımlar sadece görsel olarak etkileyici değil, aynı zamanda karakterlerin mitolojik kimliklerini de birebir yansıtıyor.

Çevre tasarımları da oyunun atmosferini güçlendiren en önemli unsurlardan biri. İlk oyunda yeraltının farklı katmanlarını görmüştük; bu kez daha geniş bir yelpazeyle karşı karşıyayız. Mezarlıklar, kadim ormanlar, büyüyle dolu tapınaklar ve Titanların hüküm sürdüğü ürkütücü mekânlar her biri tablo gibi işlenmiş. Her koşuda farklı odaların estetiği bile oyuncuya yeni bir keşif hissi veriyor. Özellikle arka planlarda kullanılan ince detaylar oyunun ruhunu tamamlıyor.

Supergiant, her zamanki gibi çizgi roman estetiği ile oyun sanatını harmanlamış. 2D el çizimi görseller ile 3D efektlerin birleşimi hem zamansız bir stil yaratıyor hem de oyunun daha yıllarca eskimeden taze kalmasını sağlıyor. Bu tarz, Hades 2’yi fotogerçekçi oyunlardan ayırıyor ve kendi sanatsal kimliğini oluşturuyor.

- h2II

Yeraltı dünyasının kederli ve kasvetli atmosferi, Melinoë‘nin içsel yolculuğu ve ailesini kurtarma arzusuyla birleşince ortaya hem melankolik hem de son derece azimli bir ton çıkıyor. Bu atmosfer, ilk oyundaki Zagreus’un daha enerjik ve isyankar ruhundan farklı, daha büyülü ve mistik bir hava taşıyor. Gecenin ve gölgelerin hâkim olduğu bu dünyada dolaşırken, sürekli olarak bilinmezlik ve tehlike duygusuyla karşılaşıyoruz. Özellikle çevre tasarımlarında kullanılan sisler, ay ışığı, karanlık ormanlar ve mezarlıklar gibi ayrıntılar atmosferi derinleştiriyor ve oyunu yalnızca bir aksiyon deneyimi olmaktan çıkarıp gotik bir masala dönüştürüyor

Bu atmosferin en güçlü mimarı ise şüphesiz Darren Korb‘un dehasıyla bestelediği müzikler. Korb, ilk oyunda yaptığı gibi, müzikleri sadece arka plan sesi olmaktan çıkarıp, oyunun bir parçası haline getirmiş. Müzikler, Melinoë’nin her koşusunun duygusal ritmini belirliyor. Keşif anlarındaki daha dingin, bazen hüzünlü melodiler, oyuncuyu Melinoë‘nin yalnız mücadelesine ve kişisel dramına bağlarken; dövüş anlarında müzik aniden hızlanarak bir anda rock ve metal tonlarına bürünüyor ve adrenalini doruklara çıkarıyor.

- h2atmosfer

Hades II, hem ilk oyunun mirasını taşıyan hem de onu çok daha ileriye götüren bir devam oyunu olarak oyun dünyasında şimdiden sağlam bir yer edinmiş durumda. Supergiant Games’in çizgisi belliydi: duygusal yoğunluğu yüksek, derin oynanışa sahip ve sanatsal açıdan kusursuz oyunlar üretmek. Ancak Hades II ile birlikte bu çıtayı yalnızca korumakla kalmadılar, aynı zamanda daha da yükselttiler. Hikâyenin karanlık mitolojik tonuyla birleşen sürükleyici anlatımı, oyuncuya sürekli bir merak duygusu aşılıyor. Her başarısız denemenin, her tekrarın bile oyuncuya yeni bir şey kazandırması, oyunun temel döngüsünü taze ve heyecan verici tutuyor.

Devam oyunlarında en büyük risklerden biri, ilkinin gölgesinde kalmaktır. Hades II bu tuzağa düşmüyor; aksine ilk oyunu sevenlere tanıdık bir his verirken, yepyeni mekanikler, karakterler ve atmosferiyle daha geniş bir oyuncu kitlesine hitap ediyor. Oynanıştaki çeşitlilik, görsel tasarımdaki estetik dokunuşlar ve atmosferin oyuncuya geçirdiği yoğunluk birleşince, ortaya neredeyse kusursuz bir roguelike deneyimi çıkıyor.

9/10

Artılar

  • Zengin hikâye anlatımı
  • Büyülü / gizemli atmosfer
  • Tanıdık ama yenilikçi dövüş
  • Güzel gözüken sanat tasarımı
  • Tekrarları avantaja çeviren yapı
  • Oynanış mekanikleri daha derin
  • Her koşuyu özelleştirmek için bol çeşitlilik

Eksiler

  • Anlamsız kaynak fazlalığı
  • Oyunun orta bölümlerinde sinir bozucu zorluk
  • Rastgele yapı bazı koşuları daha az tatmin edici kılabiliyor

BEKVEL

Oyun, film, dizi ve geek kültürüne tutkuyla bağlı biri olarak; analiz etmeyi, bilgi paylaşmayı ve detaylarda kaybolmayı seviyorum. Amerikan Kültürü ve Edebiyatı öğrencisiyim, aynı zamanda popüler kültürün içinden gelen konuları yaratıcı bakış açılarıyla ele almayı önemsiyorum. Dijital dünyada özgün ve düşündüren içerikler üretmek en büyük keyiflerimden biri.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu